8.4 C
İstanbul

Mehmet Tanyaş : “Koronavirüs Salgını Tedarik Zincirlerini Kırdı”

LODER Başkanı Mehmet Tanyaş'ın Koronavirüs ile görüşlerini ve önerilerine yer verdiği makalesini sayfamızdan okuyabilirsiniz.

E-Bülten Aboneliği

Mail listemize kayıt olarak güncel içeriklerimizden herkesten önce siz haberdar olabilirsiniz.

Koronavirüs salgını ile tedarik zincirlerinde kamçı (talep abartma) etkisinin nasıl oluştuğunu
çok net olarak görmüş olduk. Bazı ürünler bulunamaz hale geldi, market rafları boşaldı ve
fiyatları katlandı. Parça tedariki sorunları nedeniyle üretim fabrikaları durdu. Devletler
üreticileri korumak üzere ek önlemler aldı. Diğer taraftan ise e-ticarette adeta patlamalar
yaşandı. Eve servis hizmetleri inanılmaz arttı. Kişiler arası fiziksel mesafe önemli hale geldi.
Geçici sağlık tedarik zincirlerinin hızla kurulması gerekti. Sınırlarda TIR geçişleri durdu ve
TIR kuyrukları oluştu. Araç sürücülerine 14 günlük karantina süresi uygulanmaya başlandı.
RO-RO taşımacılığında sürücüler uçakla taşınamadı ve Avrupa Birliği içinde kalma süreleri
kısaldı. Zaten var olan sürücü sıkıntısı katlanmış oldu. Karayolu taşımacılığında yaşanan
kısıtlar nedeniyle yük, denizyolu ve demiryolu taşımacılığına kaydı. Önemli talep artışı oldu.
Denizyolunda ithalat konteynerlerinin zamanında boşaltılamaması nedeniyle ihracat
limanlarında boş konteyner ihtiyacı artınca, daha temiz yakıt şartı ile artan fiyatlar daha da
artmış oldu. Acil siparişler havayolu taşımacılığına kaydı. Ancak yolcu uçaklarının seferlerinin iptal edilmesi sonucu yük kapasitesi radikal ölçüde düştü ve rezervasyonlar haftalar sonrasına verilmeye başlandı. Demiryolu sınır geçişlerinde vagon dezenfektasyon işlemleri sonucu sefer süreleri arttı. Sonuç olarak tedarik zincirleri kırıldı mı? Evet. Tedarik zincirlerinde kamçı etkisi, ancak tedarik zincirleri senkronize hale getirilerek önlenebilir. Hızlı ve doğru bilgi akışı en temel konudur. Dünya Sağlık Örgütü’nün dediği gibi: “test, test, test”. Tedarik zinciri tarafları işlerin normalleşmesi için hızlı bilgi akışını ve birlikte hareket etmeyi önceden planlamalıdır. Tek merkezli çözümler yeterli olmamaktadır.

İçinde bulunduğumuz süreç bize bir kez daha lojistiğin önemini göstermiştir. Gerek sağlıkta
tedarik zincirinin sürdürülebilirliği gerekse insanın besin, hijyenm vb ihtiyaçlarının
giderilmesindeki sürdürülebilir hizmetlerin sunulmasında lojistik fonksiyonların ne nedenli
önemli olduğunu görmüş bulunuyoruz. Sokağa çıkma yasağı kadar sokağa çıkamayanların
temel gereksinmelerinin de karşılanması gerekmektedir.

Tedarik zinciri maliyeti satın alma, üretim ve lojistik maliyetlerin toplamından oluşmaktadır.
Son olaylardan çıkaracağımız sonuç daha dirençli tedarik zincirleri kurmamız ve afet anı ile
afet sonrası önlemleri birbirinden ayırmamız gerektiğini göstermektedir. Salgın afeti
dönemlerinde temassız dış ticaret yöntemleri bulmamız gerekmektedir. Bu noktada demiryolu ile dış ticareti artıracak altyapı yatırımları önem kazanmaktadır. Sınırda sürücü değişimi, konteyner değişimi (dolu-dolu, dolu-boş), yarı römork değişimi ve hızlı dezenfektasyon yöntemlerinin daha da geliştirilmesi gerektiği açıktır. Bunun için tampon bölgeler oluşturulması gerekmektedir. Alternatif güzergahlar ve sınır kapılarının belirlenmesi ve gerektiğinde hızla devreye alınması çözümleri dikkate alınmalıdır. Farklı güzergahlarda farklı ülkelerin farklı geçiş ücretleri olmaktadır. Bu ülkelerle yapılacak geçici anlaşmalar ile uygun güzergahlar oluşturulabilir.

Araç sürücülerine sınır girişlerinde uygulanan 14 günlük karantina süresi en kısa sürede
uygulamadan kaldırılmalı ve sınırlarda test kitleri ile hem Türk hem de yabancı araç şoförlerinin test sonucuna göre giriş/çıkışına müsaade edilmelidir. Araç sürücülerinin AB ülkelerinde kalış süreleri ile ilgili artırımlar yapılmalıdır. Sürücü vize uygulamaları öncelikli olarak değerlendirilmeli ve yeni vizelerde süre uzatılarak verilmelidir. İlgili kurumların
koordinasyonuyla çalışma ve dinlenme sürelerinde uygulanacak, güvenliğe olumsuz tesir
etmeyecek toleranslar yayınlamalı, ihtiyaca göre süre uzatımı yapılmalıdır. Deniz ihracat
konteynerlerinin iş süreçlerini basitleştirmek adına Doğrulanmış Brüt Ağırlık (VGM) tartı
sonucu uygulamasına ara verilmeli, gemi acenteleri gönderici firmalardan bu konuda taahhüt yazısı talep etmelidir. Sürücü/Yük sistemi yönetimin tekrar ele alınarak sürücü ve firmaların takograf temini basitleştirilerek hızlandırılmalıdır. Uluslararası nakliyatta çalışacak yeni sürücülerin temini için planlama yapılmalı (eğitim, sınav, belgelendirme), bazı SRC ve ADR eğitim ve sınavlarını internet üzerinden verilebilirliği değerlendirilmelidir.

Gümrüklerde memurların vardiyalı çalışması iş süreçlerini uzatmaktadır. Bunun yerine kağıtsız işlem süreçlerinin etkin kullanılması sağlanarak süreç hızlandırılmalı ve her aşamada iş kaybını önleyecek önlemlerin alınması gerekmektedir. Açıklanan pakette salgından oldukça fazla etkilenen lojistik sektörüne muhtasar ve KDV beyanname ödemelerinin 6 ay süreyle ertelenmesi dışında özel bir destek yoktur. Zaten bu destek 16 sektöre verilmiştir. Bu dönemde lojistik için önemli bir maliyet kalemi olan yakıttaki ÖTV kaldırılarak hizmetin daha uygun şartlarda verilmesi sağlanmalıdır.

Orta vadeli bir adım olarak mal akışının güvenliğini sağlamak ve riskleri azaltmak üzere
ülkemizi kapsayan uluslararası ana koridorları birbirine bağlayan ana ulaştırma koridorlarımız ile bu koridorlar üzerinde oluşturulacak lojistik merkez/köylerimiz belirlenmelidir.

Ülkemizde global tedarik zincirleri kapsamında çok sayıda şirket bulunmaktadır. Batı’daki
ülkeler bazı ürünleri kendi ülkelerinde üretmek istememektedir. Türkiye ihracata dayalı
kalkınma modeli ile büyümektedir. Ancak hammadde bakımından dışarı bağımlı olduğumuz gerçeğini de göz önüne almalıyız. Dolayısıyla bu hammaddelerin temin sürecinde şu an yaşadığımız aksaklıkları çok iyi tanımlamalı ve buradaki çözüm noktalarına
odaklanmalıyız. Bazı ürünler ise Türkiye’de üretilememektedir. Dolayısıyla global tedarik
zincirleri içinde hep olmak durumundayız.

Önemli olan tüm riskleri hesaplayıp gereken önlemleri almış olmaktır.

Sonuç olarak tedarik zincirlerinde seçenek fazlalığının ve çevikliğin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. Gerek lojistik süreçlerde, gerekse üretimde seçeneklerin önceden belirlenmesi ve gelişmelerin dinamik bir biçimde izlenerek koşullara göre en uygununun kullanılması gerektiği anlaşılmaktadır.

- Reklam Alanı -

İlginizi Çekebilir

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

- Advertisement -

Son Eklenenler

Benzin Fiyatlarına 15 Kuruşluk Yeni Zam

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikasından alınan bilgiye göre, söz konusu artış pompa fiyatlarına bu gece yarısından itibaren yansıyacak. Başkent Ankara'da ortalama 5,26 liradan...

Volvo, Sürücüsüz Otomobil Geliştirme Birimini İkiye Ayırdı

İsveçli lüks otomobil üreticisi Volvo, otonom araç geliştirme birimi Zenuity ile ilgili çok önemli bir karar aldı. AR&GE faaliyetlerini hızlandırmak için gerçekleştirilen bu strateji...

Sağlık Bakanlığı, PTT ile Ücretsiz Maske Dağıtacak

Koronavirüsle mücadele kapsamında pazar ve market gibi kalabalık ortamlarda maske takmak zorunlu hale getirilmişti. Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından, Her vatandaşa haftalık 5 adet...

Lojistik Sektöründeki Tartışmalı Karar Revize Edildi

Taşımacılık sektörüne yeni firma girişini ve ticari araç alma işlemlerini geçici olarak durdurma kararı alan Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü, düzenlemeyi revize etti. İlk olarak...

Beklenen Karar Açıklandı : Araç Muayene Süreleri Uzatıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının konu ile ilgili Yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen COVID-19 salgını nedeniyle, bu Yönetmeliğin...